5 Nisan 2014 Cumartesi

SHAMELESS GÜZELLEMESİ

  Tam bir dizikoliğim ama yeni bölümün yayınlanmasını dört gözle beklediğim dizi sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Shameless ise bunların en başında gelir. Gerçekten sefil bir hayatları olan Gallagher ailesini tapma derecesinde seviyorum. Çoğu insana tavsiye edip; izlemeyenlerle ya da izleyip bu ne ya bir bölüm daha izlemem diyenlerle ilişkilerimi tekrar gözden geçirdiğim de görülmüştür. İnsanları Shameless izleyenler ve izlemeyenler olarak ikiye ayırıyorum asgdfdfdhsfs
   Neyse efendim her bir bireyine ayrı ayrı taptığım Gallagher ailesi ekranda dördüncü sezonlarını doldurmak üzere. Her bir sezon 12 bölümden bölümden oluşuyor ve maalesef 4. sezon finalini yapmalarına sadece 1 bölüm kaldı. Sonra 2015 Ocak'a kadar şafak saymalarım başlayacak.
    Her bir karakterine ayrı ayrı taptığım diyorum ama Lip, Carl ve Liam benim için her zaman fafori.
Lip evleneceğim adam; Carl ve Liam'da sahip olmak istediğim çocuklar. Aslında 11. bölüm hakkında yazmak isterken adeta Shameless güzellemesine döndürdüm olayı. 
 4. Sezona tek tek karakter bazında bakacak olursak
   Lip : Gönlümün efendisi olduğun için ilk seninle başlamak istiyorum. Evlenilecek adam olduğunu kanıtladın. Fiona'nın bir idiota dönüştürüldüğü 4. sezonda çekilin bu evin erkeği benim dedin Çok da güzel ettin. Ailene sahip çıkman olsun, Liam'ı sahiplenip okula götürmen olsun, kafeteryada çalışman olsun, ailenin derdi sıkıntısına rağmen derslerinde başarılı olman olsun bunlar hep twelve points bebeğim. Amanda ile yaptığın planlar ayrı zevk veriyor. Gel kuzum gel yamacıma daha 19 yaşındasın ama ben sana her türlü tavım.

  Fiona : Kardeşlerine baktın, ayyaş ve uyuşturucu bağımlısı babanla, bipolar annenle uğraştın, yetmezmiş gibi bir de Jimmy yüzünden aşk acısı çektin 3 sezon boyunca. En sonunda canına tak dedi bu sezon itibariyle götü başı dağıttın bebeğim. Ne güzel bir işe girmiş, patronunla da işi pişirmiştin ama biz kadınlardaki bu yasak aşkın cekici görülmesi salaklığına sen de kapıldın. Tuttun sevgilinin uyuşturucu bağımlısı kardeşiyle mercimeği fırına verdin. Ona diyecek sözüm yok aşkım hakkındır. O kazık yutmuş sevgilin yerine kardeşi bin defa yeğdir. Ama o pezevenk yüzünden gözbebeğim Liam ölüyordu. İşte o noktadan sonra sana tüm duyduğum sempatiyi yitirdim. Bak yine sinirlendim. Bundan sonrası sana müstehak Fiona. Düştün mahpus damlarına ohh olsun.
 Ian-Mickey : Sizi birbirinizden ayrı düşünemiyorum artık. Dünyadaki en tatlı eşcinsel çift olabilirsiniz. Aşkınız için her şeyi göze almanız ile dizideki fafori çiftim oldunuz bir anda. Ian striptiz kulübündeki işi bırak ama aşkım yakışmıyor sana.
  Debbie : Kız sen ne zaman büyüdün de ergen bunalımlarına girdin. Aşk acın ayrı dert, ilk regl oluşun başka dert. Senin de aşk konusunda o gözükaralığını takdir ediyorum. Aferin kız bu yolda devam
  Carl : Sana sayfalarca yazı yazsam sevgimi tarif edemem. Geçen sezon baban hastalanınca güneş ışığı gelsin diye saçlarını traş ettiğinden beri sana olan sevgim katlanarak artıyor. Bu sezon da maşallahın vardı. O kızla da çok yakışıyorsunuz birbirinize. Sen yüzünü ikiye bölen sırıtışla awesome dedikçe ben de Allahım bana Carl gibi bir evlat diyorum. Ayrıca ailede babana sırtını dönmeyen tek çocuksun. Evlat gibi evlatsın
  Frank : Zamanında ailene çektirdiklerinin acısı çıkıyor diyeceğim de hakikaten çok çetin bu sezon. Karaciğer yetmezliğin mi çıkmadı, bacağın mı kırılmadı, Kızılderiliyim diyen bir dolandırıcı seni ter çadırına alıp komaya girmene mi neden olmadı, karaciğer nakli diye yattığın ameliyat masasında organ mafyası böbreğini mi çalmadı. Offf yazarken şiştim. Yetmezmiş gibi hastanede yatarken narkozun etkisiyle yan yatağındaki kızı Fion zannedip o günah çıkartma sahnen yok mu ? Seni sevmeyen ölsün Frank Gallagher. Tez vakitte sağlığına kavuşursun inşallah.
  Kevin-Veronica : En sonunda çocuk sahibi olmanızı mı tebrik etsem yoksa girişimci ruhunuzu mu bilemedim. Çok tatlısının Ian-Mickey'den sonra faforim sizsiniz.
  Fianl bölümünün yayınlanmasıyla buralar gözyaşları ile girilmiş cümleler dolacak. Seviyorum merkez çok pis seviyorum


    


2 Nisan 2014 Çarşamba

HOW I MET YOUR MOTHER FİNAL BÖLÜMÜ S9E23*24

ROBIN TEYZENİZ İLE BÜYÜK AŞK YAŞARKEN ANNENİZİ ARAYA NASIL SIKIŞTIRDIM ?  
 
      Dün gece izledim How I Met Your Mother'ın finalini. Ağlama krizim geçtikten sonra beğenip beğenmediğimi düşünürken bir türlü karar veremeyip uyudum. Sabah uyandığımda ise ilk aklıma gelen bu oldu. ''Theodore -Ted- Evelyn Mosby''  için anne aslında '''The One'' değil Robin'in yerleşik düzene geçene kadar olan bekleme süresinde adeta araya sıkıştırılan biriymiş. 
        Ben 9 sezon boyunca asla '''anne kim çıkacak' acaba'' mantığıyla izlemedim diziyi. Aslolan konu her zaman için Ted, Lİly, Marshall, Robin, ve Barney beşlisinin maceraları oldu; ama yine de tüm sezonlar boyunca bu maceraların içinde biz ''Anne''ye dair izler de gördük, izledik.
        9 sezon boyunca ona ulaşma çabasının anladıldığı dizinin finalinde ne yazık ki Annemize gereken saygı hiç gösterilmedi. Öncelikle oldu bittiye getirilen bir düğünde evlendiler. Her şeyi geçtim o gelinlik neydi ? Evdeki eski perdeyi kızcağıza dolayıp gelin etmişlerdi. Hadi bunu da geçtim peki Anne'nin ölümüne neden zaman ayrılmadı. 30 saniye içinde kadının hastalığından bahsedildi o kadar. Eyyy Carter Bays; Eyyy Craig Thomas Tracy'i size ezdirmeyeceğim. Benim için How i Met Your Mother finali Ted ile Tracy'nin tren istasyonunda sarı şemsiye altında birbirlerine Hi  dedikleri andır. Bundan sonrasını ne kabul ederim  ne de etrafımdakilerin kabullenmesine izin veriririm.
       Gelelim benim ağlama krizlerine girmeme sebep olan sahneye. Beni bu dünyada en çok ağlatacak şey bir bebeğin doğumuna tanıklık etmek. Barney Stinson'ın minnak bebişini görmemle muslukları açmam bir oldu. Robin'e ettiği evlenme teklifine kadar hiç bir kadını seveceğine inanmadığım Barney Stinson meğer gerçek aşkı kendi bebeğinde bulacakmış. Sebastian mendil getir ben biraz daha gözyaşı dökeceğim. Bebeğin annesinin adını dahi hatırlamayıp sadece Number 31 diyen bir adam bebeği kucağına almasıyla birlikte Gregor Samsa'dan daha büyük bir dönüşüm geçirdi. Ben her ne kadar onun Playbook yazan hallerini sevsem de bu Barney Stinson'ın da gideri var.
     Ve gelelim Lilypad ve Marshmallow'a.  3 çocuk yaparak neden hayallerimin çifti olduklarını bir kez daha gösterdiler.(Allahım tez vakitte bana da bir Marshall Eriksen inşallah.)
     Beklentileri karşılamasa da, dünden beri kör kurşunlara gelesin Ted bedduaları ettirse de sadece ağlattığı için benim ara sıra açıp izleyeceğim bir finale imza attılar.
    Kendileri 9 sezonu şu şekilde özetlemiş ben de yazıyı aynen bu şekilde bitiriyorum: ''nine seasons of friends family laughs slaps and legendary moments''